-

türkiye haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Omzuna PKK Dövmesi yaptıran kadına ceza yok

8 Mayıs 2013 Çarşamba yazildi.


Yargıtay 9. Ceza Dairesi, omzuna terör örgütünün kısa adı olan PKK’nın dövmesini yaptıran kadının mahkumiyetini bozdu. Daire, hapis cezasının 3. yargı paketi kapsamında değerlendirilmesini istedi.
Dosyada yer alan bilgiye göre, Kocaeli Karamürsel Sahili’nde çay bahçesinde oturan bir N.C.’nin sağ omzunda, terör örgütünün kısa adı "PKK" yazılı olduğunu gören müşteriler durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis PKK dövmesini taşıyan N.C hakkında işlem yaptı. Kadın hakkında, "sağ kol kürek kemiği üzerinde 6-7 santimetre genişliğinde terör örgütü PKK baş harflerini dövme yaptırarak sahilde yazının görünür şekilde dolaştığı, böylece terör örgütü propagandası yaptığı" iddiasıyla dava açıldı. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "Terör örgütünün propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmünü içeren 7/2. maddesinden cezalandırılması istemiyle açılan davada N.C., suçlamaları kabul etmedi.

-DÖVMECİ YAZDI-

Üç çocuğuyla gezdiği sırada sahilde dövmeciyi gördüğünü, dövmeciden sağ omzuna yeğenleri Pınar, Kadir ve Koruç'un isimlerinin baş harflerinden "KKP" şeklinde dövme yapmasını istediğini, dövmecinin ise "PKK" yazdığını savundu. N.C., savunmasında yeğenlerinin isimlerini geçici dövme yaptırmak istediğini, dövmeyi yaptırdıktan sonra kontrol etmediğini, sahilden dolaşırken, polisler tarafından hakkında işlem yapıldığını ileri sürdü. Duruşmada tanık olarak dinlenen dövmeci ise kadının sağ omzuna "PKK" yazdırmak istediğini söylediğini, yanında bulunan üç çocuğunun isimlerinin baş harfi olduğunu düşünerek Hint kınası ve kürdan yardımıyla yazıyı yazdığını ve karşılığında 5 TL para aldığını ifade etti. Davaya bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, "sanığın sağ omzuna görünür şekilde 'PKK' yazdırmak suretiyle omuzu açık sokakta dolaştığı sırada hakkında işlem yapıldığı, böylece üzerine atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamından sabit olduğundan 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına" karar verdi. Sanığın duruşmadaki tutumuna iyi hal indirimi yapan Mahkeme, N.C’nin cezasını 10 aya indirdi.

-3. YARGI PAKETİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLSİN-

Karara itiraz edilince dosya Yargıtay’ın gündemine geldi. Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını 3. yargı paketi çerçevesinde değerlendirilmesi için bozdu. Daire, sanığa yüklenen suçun tarihi, işlenme yöntemi ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezanın süresine göre, hükümden sonra yürürlüğe giren ve kamuoyunda 3. yargı paketi olarak bilinen 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında kaldığına dikkat çekti. Kararda, maddenin birinci fıkrasında "31 Aralık 2011'e kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup, temel şekli itibarıyla adli para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir" düzenlemesinin yer aldığının anımsatıldı.

Samsun'da Akil insanlar protestosu görüntüleri

22 Nisan 2013 Pazartesi yazildi.


ÇÖZÜM Süreci' kapsamında oluşturulan ve Türkiye'nin 7 bölgesi için 9'ar kişilik heyetler halinde çalışmalar yürüten 'Akil İnsanlar'ın Karadeniz Grubu, Samsun'a geldi. Heyet, Samsunlular'la ve kentteki tüm sivil toplum kuruluşlarıyla biraraya gelerek, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerini alacak.

Canik Kültür Merkezi'nde yapılan 'Halk Toplantısı' öncesinde 30 kişilik bir grup ellerinde Türk bayrakları ile 'Akilleri istemiyoruz' diye bağırdı. Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi Grubu'nda yer alan Fatma Benli, Yıldıray Oğur ve Oral Çalışlar, bu sabah Samsun'a gelen ilk isimler oldu. Heyetin Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez Trabzon'dan, Şemsi Bayraktar ile Bendevi Palandöken de Ankara'dan yola çıkarak ilerleyen saatlerde gruba katıldı. Kürşat Bumin, Vedat Bilgin ve Orhan Gencebay ise Samsun'daki toplantılara katılamadı. Samsunlu sanatçı Orhan Gencebay'ın sağlık sorunları nedeniyle heyetteki yerini alamadığı öğrenildi.


Samsun Amisos Restaurant'ta kahvaltı yapan heyet üyeleri, daha sonra Vali Hüseyin Aksoy'u makamında ziyaret etti. Burada gazetecilere kısa bir açıklama yapan heyet üyesi Oral Çalışlar, Samsun'un kendisi için özel bir öneme sahip olduğunu belirterek, "Geçmişte Deniz Gezmiş'in de aralarında olduğu bir grup ile birlikte Samsun'a gelip yürüyüş yapmıştık. Burada gözaltına alınmıştım. O dönem gözaltına alındığım şehre bugün böyle bir programla gelmek nasip oldu" dedi. Heyet Başkanı Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez, her kesimin fikrini alıp bir rapor düzenleyeceklerini dile getirdi. Vali Aksoy'u ziyaretlerinin ardından heyet üyeleri Canik Kültür Merkezi'ndeki 'Halk toplantısı'na geçti. Heyetin gelişi sırasında yaklaşık 30 kişiden oluşan gruptakiler, ellerinde Türk bayrakları ile protesto gösterisinde bulundu. Gruptakiler, 'Akilleri istemiyoruz', 'Ne mutlu Türküm diyene', 'Vatandaşa değil akillere barikat', 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' sloganları attı. Grubun önünde çevik kuvvet ekipleri set oluşturarak geniş güvenlik önlemi aldı. Heyet daha sonra içeri girerek toplantıya başladı.

Akil İnsanlar Heyeti Esenyurt’ta protesto edildi

21 Nisan 2013 Pazar yazildi.

Esenyurt’ta Akil İnsanlar Heyeti’nin sivil toplum kuruluş temsilcileri ile yapacağı görüşme öncesinde arbede çıktı. Akil İnsan Heyeti’ni protesto eden grup, salona girmek isteyince polis müdahalesiyle karşılaştı.


Akil İnsanlar Heyeti Esenyurt’ta sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile yapacağı görüşme öncesinde olaylar çıktı. Türkiye Gençlik Birliği (TGB), Gençtürk ve İşçi Partisi (İP) üyesi bir grup, görüşmenin yapılacağı kültür merkezi önünde toplanarak protesto gösterisi düzenledi.


Bir süre sonra salona girmek isteyen grup, polis engeline takıldı. Uzun süre polis ile tartışan grup üyeleri salona girmekte direnince müdahalesi ile karşılaştı. Müdahale sırasında polisle göstericiler arasında arbede yaşandı. Esenyurt’ta gerginlik devam ediyor.

Akil İnsanlar buluşmasında arbede

Burhan Apaydın KİMDİR - Biyografi

20 Nisan 2013 Cumartesi yazildi.



Adnan Menderes'in avukatı olarak ünlenen Türkiye'nin efsane avukatı Burhan Apaydın da bugün gözlerini yaşama yumdu 



- Eski başbakanlardan Adnan Menderes’in de avukatlığını yapan Burhan Apaydın (89) vefat etti.

Burhan Apaydın’ın eşi Beyhan Apaydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eşinin Kadıköy’deki evinde sabaha karşı hayatını kaybettiğini söyledi.

Eşinin dün akşam gayet iyi ve neşeli olduğunu belirten Apaydın, "Hatta akşam yemeğinden sonra dışarı çıkmak istedi. Bir gün önce Parlamento dergisine ve TBMM Başkanlığına 27 Mayıs dönemiyle ilgili yazılar yazmıştı. Dün akşam da yazılarını son kez kontrol etti. Yattıktan sonra saat 02.30’da uyandı ve su istedi. Su verdikten sonra tekrar uyudu. Saat 03.00’da ses duydum ve kendisine seslendim, ancak tepki vermedi" diye konuştu.

Apaydın, durumu bildirmesi üzerine eve gelen sağlık ekiplerinin, yaptıkları incelemede eşinin öldüğünü belirlediğini kaydetti.

-Burhan Apaydın kimdir?- Avukatlığa 1948 yılında başlayan Burhan Apaydın, o dönemdeki siyasi davalarda sanıkların savunmalarını üstlendi.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’in teklifine rağmen milletvekilliğini kabul etmeyen Apaydın, 27 Mayıs darbesinden sonra İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun yasaklamasına rağmen Adnan Menderes’in avukatı oldu.

Apaydın, Yassıada duruşmalarında kardeşi Orhan Apaydın ile savunma avukatlığı yaptı. Yargılamada Adnan Menderes için "Yere düşmekle sakıt olmaz cevher kadr-ü kıymetten" dediği için tutuklanan Burhan Apaydın, kısa bir süre sonra serbest kaldı.



Adalet Partisi’nden 1961 yılında milletvekili seçilen Apaydın, 1965’te politikayı bırakarak avukatlığa geri döndü.

Apaydın, gazetecilerden tiyatroculara kadar hemen her ifade özgürlüğü davasında yasaklanan ya da soruşturulan fikirlerde savunma tarafında yer aldı.

Önemli ceza davalarında yaptığı sıra dışı savunmalarla kamuoyunda tanınan Apaydın, usul hukukunun ayrıntılarına hakim oluşu, savunma hakkı konusunda ısrarcı ve taviz vermez tutumu, gerektiğinde çekinmeden ve defalarca reddi hakim hakkını kullanmasıyla dikkati çekti.

Eski Avrupa Güzeli Günseli Başar kimdir?

yazildi.


ESKİ Türkiye ve ilk ’Avrupa Güzeli’, 81 yaşındaki Günseli Başar, İstanbul’da vefat etti. 2 yıldan bu yana mücadele ettiği Alzaimer hastalığı nedeniyle tedavi görmek için uzun süreden bu yana yaşadığı Muğla’nın Bodrum İlçesi’nden dört ay önce İstanbul’a giden ve kızı Aslı Tunca’nın evinde kalan Başar’ın durumunun ağırlaşması üzerine kaldırıldığı hastanede kurtarılamadığı belirtildi.

Başar, 1951 yılında Türkiye, 1952 yılında İtalya’nın Napoli kentinde düzenlenen yarışmada ise Avrupa Güzeli seçildi. Başar, ilk evliliğini işadamı Kutsi Beğdeş ile ikinci evliliğini ise dönemin İzmir Belediye Başkanı Faruk Tunca ile yaptı. Günseli Başar, ikinci evliliğinden bir kız çocuğu, daha sonraki yıllarda kızından 2 torun sahibi oldu.



Bodrum’da 18 yıldan bu yana yaşayan, Hayvan Hakları Derneği’nin yanı sıra sivil toplum örgütlerinin çalışmalarına destek veren, düzenlediği siyasi ve kültürel panellerle Bodrum’un sosyal yapısına katkı sağlayan Başar’ın ölümü büyük üzüntü yarattı. Başar’ın dostlarından Çevre eski Bakanı İmren Aykut, DHA muhabirine, "Günseli Başar güzelliği ve sanatı ile Türkiye’yi, dünyada çağdaş Türk kadınını en güzel yanı ile tanıtmanın yanı sıra son nefesine kadar yaşadığı kentin sosyal ve kültürel yapısına da katkıda bulunmaya devam etmiştir. Çok değerli bir insanın kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ölmeden önce Turgutreis Mezarlığı’nda yerini ayırtmıştı. Bu nedenle kendisini, yarın çok sevdiği Bodrum’da Adliye Camii’nde kılınacak öğle namazı ardından Turgutreis Akçaalan Mezarlığı’nda toprağa vereceğiz" dedi.

Yakup Tahincioğlu kimdir - biyografi

yazildi.


Tahincioğlu Holding ile Kent Gıda'nın kurucusu ve Onursal Başkanı Yakup Tahincioğlu hayatını kaybetti.


Tahincioğlu Holding ile Kent Gıda'nın kurucusu ve Onursal Başkanı Yakup Tahincioğlu hayatını kaybetti.
 
 
Tahincioğlu Holding ile Kent Gıda’nın kurucusu ve Onursal Başkanı Yakup Tahincioğlu’nu hayatını kaybetti. 
1933 yılında Mardin’de doğan Yakup Tahincioğlu, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimleri Akademisi’nde okurken Kent Gıda’nın ilk nüvesini oluşturan ufak bir imalathane kurarak sanayi sektörüne ilk adımını attı. 50 seneyi aşkın meslek hayatı süresince kuruculuğunu ve yönetim kurulu başkanlığını yaptığı 60’tan fazla şirket bünyesinde 16 fabrika, 3 otel, 2 alışveriş merkezi de dahil olmak üzere sayısız tesise hayat veren Tahincioğlu, Türk sanayisinin duayenleri arasında yerini aldı. 
25 yıl Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu üyeliği yapan Tahincioğlu; MAREV (Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı), Deyrulzafaran Manastırı Bakım, Onarım ve Yaşatma Derneği başta olmak üzere birçok vakıf ve derneğin kuruculuğu ve başkanlığı ile sayısız hayır kurumunda çeşitli vazifeler de üstlendi. Ayrıca İstanbul Süryani Ortodoks Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığını da yapan Tahincioğlu 2011’de yayımlanan “Tarihleri, Kültürleri ve İnançlarıyla Süryaniler” kitabını da kaleme aldı.

Nazif Kızmaz kimdir - kimler neden öldürdü?

yazildi.



Pozantı İlçe Emniyet Müdürü Nazif Kızmaz, emniyet müdürlüğü binasındaki dinlenme odasında ölü bulundu.



Adana’nın Pozantı İlçe Emniyet Müdürü Nazif Kızmaz, Emniyet Müdürlüğü’nün misafirhanesindeki odasında ölü bulundu.

Adana’da oturan ve Pozantı İlçesi’ne gidip gelen 3’üncü sınıf Emniyet Müdürü Nazif Kızmaz, İlçe Emniyet Müdürlüğü misafirhanesindeki odasına istirahat etmeye çekildi. İddiaya göre, uzun süre odasından çıkmayan Kızmaz’ı kontrol etmek için odaya giren meslektaşları, yatağında hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine misafirhaneye gelen sağlık ekipleri Kızmaz’ın öldüğünü belirledi. İlk belirlemelere göre Kızmaz’ın geçirdiği kalp krizi sonucu öldüğü bildirildi.

İlçe Emniyet Müdürü ölü bulundu

MHP'nin İzmir'de yaptığı bayrak mitingi - ‘Milli Değerleri Koru ve Yaşat’

yazildi.



MHP, İmralı ile yürütülen çözüm sürecine karşı düzenlediği ‘Milli Değerleri Koru ve Yaşat’ mitinglerinin ikincisini bugün İzmir’de yapıldı.


Bursa’daki Kuruluş’ mitinginden sonra bugün İzmir’de Gündoğdu Meydanı’nda saat 15.45’te başlayan ‘Bayrak’ mitinginde konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hükümeti ve çözüm sürecini 7 bölgede anlatmak için oluşturulan 63 kişilik Akil İnsanlar Heyetlerini hedef aldı. 


Hükümetin ‘çözüm süreci’ dediğinin ‘ülkenin bölünme ve çözülme süreci’ olduğu görüşünü savunan Bahçeli, ellerinde ay- yıldızlı bayraklarla Gündoğdu Meydanı’nı dolduran coşkulu kalabalığa hitap etti. Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın, İmralı’da ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasını çeken PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’la el ele bu süreci başlattığını söyledi. 

Türk milletini böldürmeyeceklerini söyleyen Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın partisine yönelik saldırılarına ve kendilerini  milliyetçi olmamakla’ suçlamasına sert yanıt verdi. Devlet Bahçeli, "Yahudi cesaret ödülü alman seni Yahudi yapmamıştır. Akdamar Kilisesi’ni onarman seni Ermeni yapmamıştır. Sümela Manastırı’nda ayin yaptırman seni Ortodoks yapmamıştır. Orhun Anıtları’na ve Tonyukuk’a gitmen de seni Türk ve milliyetçi yapmayacaktır" dedi.


O PANKARTLAR TOPLATILDI

Devlet Bahçeli’nin Gündoğdu Meydanı’nda ‘Milli Değerleri Koru ve Yaşat’ mitingleri çerçevesinde yapılacak olan miting öncesi Karşıyaka ilçe teşkilatının hazırladığı bazı pankartlar teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcısı Şefkat Çetin tarafından toplatıldı. Kurtuluş Savaşı’nın İzmir’deki simge isimlerinden Hasan Tahsin’e gönderme yaparak açılan, ‘İlk kurşun yine namluda’, ‘Hasan Tahsinler hazır’, Vur de vuralım, öl de ölelim’ pankartları yanlış anlamalara neden olmamak amacıyla toplatıldı.

Bahçeli çok sert konuştu
 




 

Konya’da çıplak filmleri çekilen 16 yaşındaki lise öğrencisi

yazildi.



Konya’da 16 yaşındaki lise öğrencisi kız çocuğunun 2 yıldır porno filmlerini çekip sosyal paylaşım sitelerinde paylaştığı iddia edilen 45 yaşındaki saz hocası ve serbest muhabir tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Şüphelinin evinde kız çocuğuna ait porno içerikli 4 bin fotoğraf ile çok sayıda film bulunduğu öğrenildi.

  Edinilen bilgiye göre Konya Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri, çocuk yaşta bir kızın cinsel istismara uğradığı yönündeki ihbarı değerlendirdi. Merkez Meram ilçesi Şükran Mahallesi'nde bir eve baskın düzenlenerek Bülent S. (45) ile yanında kalan 23 ve 16 yaşındaki iki kız kardeş polis tarafından gözaltına alındı. Polis, evde yaptığı aramada, 16 yaşındaki kız çocuğuna ait 4 bin adet porno içerikli fotoğraf ve film buldu. Bülent S.’nin çektiği çocuk pornosu filmlerinde, 16 yaşındaki kız ile birlikte olduğu sahnelerin de bulunduğu ortaya çıktı. Bazı sosyal paylaşım sitelerinde çektiği film ve fotoğrafların bir bölümünü paylaştığı iddia edilen Bülent S.’nin, saz hocalığı, bir televizyon ile bir gazete için serbest muhabirlik yaptığı öğrenildi.


  Gözaltına alınan Bülent S. ile 16 yaşındaki kızın ablası Z.D. (23), tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bülent S.'nin köyden gelen Z.D. ile kız kardeşine sahip çıkma bahanesiyle ev açarak bakmaya başladığı ve 2 yıldır da her ikisiyle de birlikte olduğu iddia edildi.
  Psikolojisi bozulduğu belirlenen 16 yaşındaki kız çocuğu şikayetçi olurken, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından alınarak yuvaya yerleştirildi.

Serkan Acar'ın cenaze töreni - Aziz Yıldırım'ın Gözyaşları

19 Nisan 2013 Cuma yazildi.


Acar'ın cenazesi evinden alınarak uzun yıllar görev yaptığı kulüp binasına getirildi. Cenaze aracını, kulüp girişinde Başkan Aziz Yıldırım, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay, Yönetim Kurulu Üyeleri ve tüm mesai arkadaşları karşıladı.

Bu ilk törende Acar Ailesi’nin fertleri ve yakınları da hazır bulundu. Cenazenin başında kısa bir konuşma yapan Genel Sekreter Talat Yılmaz, herkesten helallik istedi; hazır bulunanlar hep bir ağızdan helallik verdi. Duygusal anların yaşandığı bu ilk törenin ardından cenazede Aziz Yıldırım gözyaşlarına hakim olmadı. Acar'ın naaşı daha sonra törenin yapılacağı Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri’ni götürüldü.

Merhum Serkan Acar, çimleri üzerinde futbol oynadığı Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri’nde saat 14.30’da başlayacak ikinci törenin ardından, Ataşehir Mimarsinan Camii’nde ikindi namazını takiben kılınacak cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
SERKAN ACAR KİMDİR?
31.08.1948 tarihinde Ankara'da doğan ve Fenerbahçe'nin uzun yıllar formasını giyen, kaptanlığını, bir dönem de menajerliğini yapan Serkan Acar,17 yaşında ( 1966) Fenerbahçe alt yapısından Fenerbahçe A takımına yükseldi. Evet, -genç takım ve özeller hariç- 295 maça çıktı ve 13 gol attı.. Serkan Acar, 1967-68 sezonunda 5 kupalı takımın da kadrosunda yer alıyor idi.


Dün hayatını kaybeden Fenerbahçe Kulübü'nün eski oyuncusu ve Genel Müdürü Serkan Acar'ın naaşı kulüp binasına getirildiğinde duygu dolu anlar yaşanırken Aziz Yıldırım gözyaşlarını tutamadı.






Kocaeli'de Akil İnsanlara büyük protesto

yazildi.


Kocaeli’nde ilk olarak basın mensuplarıyla bir araya gelen Akil İnsanlar Marmara Grubu üyeleri daha sonra esnaf görüşmeleri yapmak için çıktıkları İzmit’te protestolarla karşılaştılar.


Yürüyüş yolu ve Fethiye Caddesinde yapacakları esnaf ziyaretlerini protestolar nedeniyle iptal etmek zorunda kalan Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan başkanlığındaki Akil İnsanlar heyeti otellerine dönmek zorunda kaldılar. Ellerinde Türk bayrakları ile Akil İnsanları protesto eden grup ise polis çemberine alındı. Akil İnsanlara yanışmalarına izin verilmeyen grup ile polis arasında zaman zaman arbede çıktı. Polis 2 kişiyi gözaltına aldı.

Akil İnsanlar protesto edildi

Bursa’da Liseli Kıza çarpan otobüs şoförü

yazildi.


Alınan bilgiye göre, kaza merkez Osmangazi İlçesine bağlı Çekirge Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre okul çıkışı arkadaşları ile birlikte Çekirge Meydanındaki otobüs durağına doğru yürüyen 16 yaşındaki Beyza S. sohbete dalıp yürüdüğü kaldırımdan bir anda yola indi. O sırada Çekirge Caddesinden Dikkaldırım istikametine seyreden Mustafa Gül idaresindeki 16 M 00254 plakalı halk otobüsü genç kıza çarptı. Çarpmanın etkisiyle yere yığılan Beyza S.’ye ilk müdahaleyi yanında bulunan arkadaşları ile özel halk otobüsü şöförü yaptı.


Liseli kızın başucunda gözyaşı döküp ambulansın gelmesini bekleyen Mustafa Gül ellerini genç kızın başının altına koyup başındaki yaraya tampon yaptı. Çekirge Devlet Hastanesine yaklaşık 500 metre mesafede meydana gelen kazada ambulansın gelmesini bekleyen genç kıza aynı okulda öğrenim gören arkadaşları moral verdi. Hastaneye kaldırılan lise öğrencisinin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Kazanın şokunu uzun süre üzerinden atamayan Halk Otobüsü Şöförü Mustafa Gül ise çok korktuğunu belirterek, "Çok korktum. Aniden yola çıktı. Fren yaptım ama duramadım. Ona moral vermek için ise hep yanında durdum, müdahale ettim" dedi.

Mustafa Gül ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürülürken, otobüsteki diğer yolcular bir başka otobüsle taşındı

Çarptığı kızın başında şoka girdi

23 Nisan tatili kaç gün - 24 Nisan tatil olacak mı?

18 Nisan 2013 Perşembe yazildi.


 İstanbul Valiliği, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ertesi günü olan 24 Nisan’da ilkokulların tatil edilmesi kararı aldı.

İstanbul Valiliği, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ertesi günü olan 24 Nisan’da ilkokulların tatil edilmesi kararı aldı. Türkiye genelinde okulların tatil olup olmayacağı konusunda ise Milli Eğitim Bakanlığı kararı bekleniyor.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ertesi günü olan 24 Nisan’ın tatil olup olmayacağı konusundaki kafa karışıklığı İstanbul için sona erdi. Her yıl ilköğretim okullarının tatil edildiği 24 Nisan gününun bu yıl tatil edilmeyeceği söyleniyordu. İstanbul Valiliği’nden il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine 3 Nisan 2013 tarihinde gönderilen yazıyla İstanbul’da 24 Nisan Çarşamba günü ilköğretim okullarının tatil yapacağı açıklandı. Valilikten gönderilen yazıda şu ifadelere yer verildi: “2012-2013 öğretim yılı çalışma takviminde sehven ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 23 Nisan Salı günü kutlanacağı belirtilmiş ise de ilgi yönetmeliğin 11’inci maddesine göre, yeniden düzenlenmiş olup 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 23 Nisan Salı günü törenden sonra başlar 24 Nisan akşamı sona erer.” Diğer illerdeki ilköğretim okullarının 24 Nisan Çarşamba günü tatil olup olmayacağı ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın alacağı kararla belli olacak.

İftiracı Atatürk Üniversitesi öğrencisi 20 yaşındaki A.K kimdir?

17 Nisan 2013 Çarşamba yazildi.



ERZURUM’da, aralarında eski sevgilisinin de bulunduğu 5 kişiyi, kendisine tecavüz ettiklerini öne sürerek hapse attıran Atatürk Üniversitesi öğrencisi 20 yaşındaki A.K. bu kez kendisi sanık oldu. Şikayetçi olduğu kişiler 3.5 ay cezaevinde kaldıktan sonra, son duruşmada "Eski sevgilimden intikam almak için iftira attım" diyen ve sanıkların beraat etmesini sağlayan genç kız hakkında, ’iftira ve ’kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından 55 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Atatürk Üniversitesi’ne bağlı Sağlık Meslek Yüksekokulu öğrencisi A.K., aynı okuldan arkadaşı 22 yaşındaki T.O. ile bir süre birlikte oldu. Geçen yıl 25 haziran günü polise başvuran A.K., eski erkek arkadaşı T.O. ve 4 akrabasının kendisine tecavüz ettiğini öne sürerek şikayetçi oldu. A.K.’nin iddiasına göre eski erkek arkadaşı T.O.’nun teyzesinin oğlu K.C. kendisini arayarak, elinde video görüntüleri olduğunu belirtti ve yüz yüze görüşme isteğinde bulundu. Bunun üzerine T.O., K.C. ve diğer teyze çocukları Y.Y. ile buluşan A.K., birlikte Palandöken Kayak Merkezi’ne çıktı. Otomobilde T.O. ve Y.Y. ile alkol alan A.K. sarhoş oldu. A.K. ile birlikte teyze çocukları arkadaşlarının bekar evine gitti. Evde bulunan 2 kişiyle birlikte 5 kişi, iddiaya göre genç kızla ilişkiye girdi. Ertesi sabah uyanan A.K.’nin şikayeti üzerine yakalanan eski sevgili T.O., 30 yaşındaki K.C., evli 2 çocuk babası 32 yaşındaki Y.Y., evli 1 çocuk babası 33 yaşındaki A.K., evli 2 çocuk babası 39 yaşındaki B.K. 29 Haziran günü tutuklandı.

’SARHOŞTUM, SIRAYLA İLİŞKİYE GİRDİLER’

A.K. savcılıkta verdiği ifadesinde o geceyi şöyle anlattı:


"Evde bir odaya geçtim ve uyumaya başladım. Gözlerimi açtığımda üzerimde sadece tişört ve hırkam vardı. T.O., yanımda çıplak halde yatıyordu. Sonra sarhoşluğun etkisiyle tekrar uyumuşum. Yine gözlerimi açtım bu kez K.C., benimle cinsel ilişkiye giriyordu. ’Ağabey, dur yapma’ dememe rağmen devam etti. Ağlamaya başladım, aradan yarım saat geçmeden Y.Y., üzerindekileri çıkararak yanıma geldi ve ilişkiye girdi. Sarhoş olduğum için kafamı kaldıramıyordum. Sabah, adını A.K. olarak öğrendiğim kişi odaya girdi. Evin sahibi olduğunu, cinsel ilişkiye girmek istiğini söyledi. Kabul etmedim. Aradan 5- 10 dakika geçmeden A.K., odaya yeniden geldi ve benimle cinsel ilişkide bulundu. Evdekilerden B.K. ise benimle ilişkiye girmedi, ancak kalçalarımı ve saçımı okşayarak tacizde bulundu."

’KARI- KOCA GİBİYDİK’

’Mağdurun ruh ve beden sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı’, ’kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçlarından 5 kişi, 16 Ekim 2012 günü Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.5 yıldan 28 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakim karşısına çıktı. Suçlamaları kabul etmeyen A.K., B.K., Y.Y. mağdurla cinsel ilişkiye girmediklerini söyledi. A.K. ile gönül ilişkileri bulunduğunu belirten T.O. ise, "Daha önceleri de A.K. ile cinsel ilişkiye giriyorduk. Karı- koca gibiydik. Olay günü beraber gezdik. Eve geldik, yine ilişkiye girdik. A.K. sabah beni uyandırdı. Ayakkabılarımı, elbisemi temizledi. Kol kola girdik okula gittik."

A.K. ile arkadaş olduklarını, daha önceleri aynı evde kaldıklarını anlatan K.C. da, "A.K. beni yanına çağırdı. ’Hani benimle yatacaktın’ dedi. Tahrik etti. Ben de dayanamadım birlikte olduk" diye konuştu.

’İFTİRA ATTIM’ DEDİ, BERAAT ETTİLER

T.O. ile önceden sevgili olduklarını ve intikam almak için bu yola başvurduğunu belirten A.K. ise mahkemede şunları söyledi:

"T.O.’yu çok seviyorum. T., sevgilimdi sonra beni terk etti. Yeni kadın arkadaşıyla birlikte okula gelmeye başladı. İntikam almak için böyle bir plan yaptım ve iftira attım. İşlerin bu noktaya geleceğini düşünemedim. T.O. ve K.C. ile kendi rızamla ilişkiye girdim. Diğer şahıslarla ilişkiye girmedim. Şikayetçi değilim. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum her türlü sonuca razıyım. Pişmanım mahkemeniz huzurunda hepsinden özür diliyorum."

5 SANIK TAHLİYE OLDU, KENDİSİ YARGILANACAK

Mahkeme heyeti, A. K.’nin bu ifadesi üzerine, tutuklu 5 kişinin beraatini kararlaştırarak tahliye etti. Mahkemenin savcılığa suç duyurusunda bulunması üzerine üniversiteli A. K. hakkında Erzurum 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde ’iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından dava açıldı. Hazırlanan iddianamede sanık A.K. hakkında 5 kişiye iftira atarak cezaevine girmelerine neden olduğu için ’iftira’ suçundan 7,5 yıldan 30 yıla kadar, ’kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan da 5 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası istendi. Üniversiteli A.K., önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

SİVAS’ta Kız Teknik ve Meslek Lisesi’nde intihar eden kız

yazildi.


SİVAS’ta Kız Teknik ve Meslek Lisesi’nde öğrenim gören 18 yaşındaki E.E., dersin boş olduğu sırada 3’üncü kattaki sınıfın penceresinden atladı. Hastaneye kaldırılan genç kız kurtarılamadı.

Olay, Akdeğirmen Mahallesi’nde bulunan Kız Teknik ve Meslek Lisesi’ninde akşam saatlerinde yaşandı. Okulun 12-B sınıfında öğrenim gören ve Sivas’ta özel bir yurtta kalan E.E., dersinin boş olduğu saatte sınıfta tek başına bir müddet oturup cep telefonu ile görüşme yaptı. Genç kız daha sonra 3’üncü kattaki sınıfın penceresinden dışarıya bakmaya başladı. İddiaya göre genç kız daha sonra pencereye çıkarak baş aşağı boşluğa bıraktı. Beton zemine düşen E.E., ağır yaralandı. Diğer öğrencilerin durumu görüp okul yönetimine haber vermesi üzerine kanlar içinde kalan genç kız olay yerine çağırılan ambulansla Numune Hastanesi’ne kaldırıldı. E.E., burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Genç kızın cesedi morga kaldırılırken, olay sonrası okula giden polis ekipleri sınıfta bir süre inceleme yaptı. Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlatırken genç kızın intihar ettiği yerdeki kan lekeleri ise görevliler tarafından temizlendi.

AİLESİYLE CEP TELEFONU TARTIŞMASI YAŞADI

Polis ekiplerinin yaptığı ilk araştırmada genç kızın kısa süre önce aldığı cep telefonu nedeni ile ailesiyle tartıştığı belirlendi. Genç kızın annesi Saliha ve babası Sefer E.’nın telefonu hangi para ile aldığını sordukları, genç kızın ise arkadaşlarından ödünç para aldığını söylediği öğrenildi. Olayı araştıran ailesinin isimlerini alarak görüştükleri arkadaşlarından para almadığını tespit etmeleri üzerine genç kızın, bu olayın sorgulanması nedeni ile bunalıma girerek intihar ettiği ileri sürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Liseli kız sınıf penceresinden atlayarak intihar etti

Akil İnsanlar'a ücret ödenecek mi - kaç para alacaklar

yazildi.


Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 'Akil İnsanlar’a ücret ödeniyor mu?' sorusuna yanıt verdi.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Akil İnsanlar’a ücret ödenmediğini belirterek, “Bunlar gönüllü hizmetlerdir. Ülkelerinin geleceklerini düşünen vatansever kişilerdir. Yaptıkları çalışmalar da Kamu Güvenliği Müsteşarlığı tarafından organize edilmektedir” dedi.
Akil İnsanlar'a ücret ödeniyor mu?
TBMM Genel Kurulu’nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Ergin şunları söyledi:

TALİMATI OLMADI
“Silivri’de Başbakan, ne hakimlere ne savcılara talimat verme noktasında değildir. Orada yapılanın bir kaba kuvvet gösterisi olduğunu, duruşma salonunda yargıya baskı yapıldığını ifade etmiş, bunu kınamıştır Sayın Başbakan. Ben de Başbakan’ın yaptığı tespite önemli ölçüde katılıyorum.
TEMEL FIKRASI
Laiklik yargı eliyle kaldırılıyor, laiklik tehlike altında, irtica hortluyor, memleket elden gidiyor bunlar artık çok eskide kaldı. Karşılığı olmayan şeyler. Bu ülkede sosyalistler tehdit, aleviler tehdit, komünistler tehdit, Kürtler tehdit, müslümanlar tehdit. Hani Temel otoyolda ters yöne girmiş, polis radyosu da anons yapıyor, ‘dikkat trafiği aç ters yönden gidiyor’ diye. Temel ‘Ne bitanesi hepisu tersten geliyor’ demiş. Bu ülkede vatandaşların önemli kısmı devlete tehdit gibi algılanmış geçmişte. Başımızı kumdan çıkaralım lütfen.”


Zonguldak'ta Akil İnsanlar heyetini protesto ettiler

16 Nisan 2013 Salı yazildi.


AKİL İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi Grubu, Zonguldak’ta Karaelmas Gazeteciler Derneği çıkışında bir grup sendikacının Türk bayraklı tepkisiyle karşılaştı. Yaklaşık 10 kişilik grup, ’Ne mutlu Türküm diyene’ sloganlarıyla protestoda bulunurken, heyet üyesi Bendevi Palandöken, gruptakilerden birinin elindeki bayrağı öperek, tepkiye karşılık verdi.

Çözüm sürecinde oluşturulan Akil İnsanlar Karadeniz Bölgesi Heyeti, Zonguldak’ta önce Vali Erol Ayyıldız’ı makamında ziyaret etti. Heyet Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez, Heyet Sekreteri Fatma Benli, üyeler Bendevi Palandöken, Şemsi Bayraktar, Oral Çalışlar ve Yıldıray Oğur, buradan Liman Caddesi’ni takiben Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’ne geçerken, cadde üzerindeki kafeteryada oturan Türk Eğitim-Sen İl Temsilcisi Şahin Ören’in tepkisiyle karşılaştı. Ören, "Siz bizi temsil etmiyorsunuz, siz bölünmeyi temsil ediyorsunuz" diye bağırarak tepkisini dile getirdi. Tepkiye karşılık vermeyen heyet üyeleri, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti ziyaretinin ardından Karaelmas Gazeteciler Derneği’ne geçti.
Zonguldak'ta Akil İnsanlar heyetine protesto


TÜRK BAYRAKLI PROTESTO

Heyet, dernek çıkışında aralarında Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Kadir Bacıoğlu, Türk Eğitim-Sen İl Temsilcisi Şahin Ören, Türk-Haber Sen Şube Başkanı Necmettin Bebek

ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Abdurrahman Uysal’ın da bulunduğu yaklaşık 10 kişilik grubun protestosuyla karşılaştı.

Protestocu grup ile heyet üyesi Bendevi Palandöken arasında tartışma yaşandı. Türk Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Abdurrahman Uysal, "Türk bayrağının altında eğilerek geçin, saygı duyarak geçin" derken, Palandöken, "Bu bayrağı öpüp geçerim" diyerek bayrağı öptü. Kalabalığın, ’Ne mutlu Türküm diyene’ diye slogan atması üzerine de Palandöken, "Biz de Türküz" dedi. Palandöken’in kalabalığın arasında kalması üzerine polisler araya girdi. Palandöken ve diğer heyet üyeleri kalabalığın yanından uzaklaştırılırken, grup, "Ne mutlu Türküm diyene’, ’Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sloganları ile tepkilerini sürdürdü.

’HÜKÜMETİN ADAMI DEĞİLİZ’

Heyet, daha sonra Dedeman Oteli’nde çeşitli sendika ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantının açılışında konuşan Heyet Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez, hükümetin siyasi riskini de üzerine alarak yürüttüğü süreci desteklediklerini söyledi. Hükümetin adamı olmadıklarını, hükümet adına hareket etmediklerini vurgulayan Hakyemez, şöye dedi:

"Biz, sivil kişiler olarak süreci desteklediğimiz için bu listenin içinde yer aldık. Bunun sayı olarak sınırlı tutulması da ayrı bir tartışma olabilir. Ama biz hükümetin hiçbir yönlendirmesiyle karşı karşıya değiliz. Yol haritamızı kendi aramızda yaptığımız toplantıyla belirledik. Karadeniz Bölgesi’nin yol haritasını belirlerken de kendimize göre düşündüklerimiz var, ona göre bu süreci yürütmeye çalışıyoruz. Biz diyalog kurma amacındayız. Zonguldak halkının Karadeniz bölgesinin edişelerini dinleyip raporumuzu hükümete takdim edeceğiz."

Heyet üyesi Şemsi Bayraktar ise Akil İnsanlar Heyeti ismini çok uygun bulmadığını, bunun gülümseten bir durum olduğunu söyledi. Bayraktar da devletin ve hükümetin siyasi komiseri olmadıklarına vurgu yaparak, "Biz bir siyasi partinin projesini benimsetmek, anlatmak için yola düşmüş insanlar değiliz" dedi.

Yıldıray Oğur da "Bu barışın kaybedeni olmayacak, herkes kazanacak. Artık bu ülkenin Kürt sorunu çözülecek. İnsanlar ölmeden bu ülkede yaşamaya devam edeceğiz. Savaşta herkes kaybeder. Ama barışın kaybedeni olmaz" dedi.

TÜRK BAYRAĞI VE ATATÜRK FOTOĞRAFI ELEŞTİRİSİ

Toplantıda söz alanların büyük bölümü sürece destek verdiklerini söyledi. İşçi Partisi üyesi Cemil Özdemir’in, "Bu, AKP’nin, PKK’nın, ABD’nin projesidir" sözleri ise salondaki az sayıdaki bir grup tarafından alkışlandı. Heyet Başkanı Hakyemez ise "Biz bir mitinge gelmedik. Medeni bir şekilde bu sorunu konuşmaya geldik. Biz siyasetçi de değiliz" diyerek Özdemir’e cevap verdi. Salonda Atatürk fotoğrafı ve Türk bayrağı bulunmamasını eleştiren Atatürkçü Düşünce Derneği üyesi Birsen Ayaroğlu da salondakiler tarafından alkışlandı. Yeniden araya giren Hakyemez, alkışlı tepkilerden rahatsızlığını dile getirdi. Toplantının ilerleyen bölümünde salonda bulunan İşçi Partili ve TKP’li bir grup, ’Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sloganlarıyla salonu terk etti. Hakyemez, tepki üzerine, "Bu tür şeyler olabilir. Biz bunları göze alarak bu işe girdik" diye konuştu.

’ELHAMDÜLİLLAH BAYRAĞINI SEVEN BİR İNSANIM’

Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Grubu üyesi Bendevi Palandöken, Karaelmas Gazeteciler Derneği çıkışındaki bayraklı protesto ile ilgili Dedeman Oteli’nde yapılan toplantı sonunda konuştu. Palandöken, "Elhamdülillah ben de milletini, memleketeni, bayrağnı seven bir insanım" dedi. Kürt kökenli olduğunu ve ülkede bir Kürt sorunu olduğunu düşünmediğini de vurgulayan Palandöken, "Ülkemizde böyle bir sorun yok. Bin yıldır bir arada yaşayan insan Türk-Kürt olur mu? Bu ayrımcılığı biz kendimiz yapıyoruz" dedi.

’İKNA HEYETİ DEĞİLİZ’

Heyet Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez de şehit ailelerini incitmeme konusunun en hassas oldukları nokta olduğunu kaydetti. Bölünmez bütünlük konusunda da hassas olduklarını vurgulayan Hakyemez, "Herkesi kucaklayan bir Türkiye olması için bu süreç başlatıldı. Biz de bunun için burada varız. Nasihat heyeti, ikna heyeti değiliz. Birileri bizi böyle yaftalamak istiyor. Bizim haddimize mi sizi ikna etmek. Sizin birikiminiz ne olacak o zaman. Biz sadece aracıyız. Sizin taleplerinizi, endişelerinizi not alıyoruz, rapor haline getiriyoruz" diye konuştu.

İstanbul Üniversitesi’nde çıkan olaylarda gözaltınan alınan öğrenciler

yazildi.



İstanbul Üniversitesi’nde karşıt görüşlü öğrenciler arasında kavga çıktı. Çıkan kavgada bazı öğrenciler ve bir polis hafif şekilde yaralanırken, olayla ilgili 56 öğrenci gözaltına alındı.



Geçtiğimiz günlerde İstanbul Üniversitesi’nde karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan olaylar yeniden alevlendi. İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi içerisinde birbirlerine giren öğrencileri çevik kuvvet ekipleri ayırdı. Yaşanan kavganın ardından çevik kuvvet ekipleri 56 kişiyi gözaltına alarak emniyete götürdü. Gözaltı sırasında öğrenciler ile çevik kuvvet ekipleri arasında gerginlik yaşanırken, bazı öğrenciler yapılan gözaltıları sloganlarla protesto etti. Öte yandan kavgada bazı öğrenciler ile bir polisin hafif şekilde yaralandığı da öğrenildi.

Çevik kuvvet ekiplerinin bekleyişi sürüyor.

Olaylar durulmuyor öğrenciler yine çatıştı

Altın neden devamlı düşüyor- İflas eden Döviz büroları - Kapalıçarşı

yazildi.



Altın fiyatlarında yaşanan sert düşüş iki döviz büfesini batırdı, birçok kuyumcu zorda.


Altın fiyatlarında yaşanan sert düşüşün Kapalıçarşı'da iki büyük döviz büfesini batırdığı ortaya çıktı.

Borsagundem.com'un haberine göre; forex piyasasında altında alım yönünde pozisyon taşıyan iki büyük döviz büfesi ons fiyatı bin 520 dolar seviyesine gerileyince maliyetlerini düşürmek amacıyla yeni alım yaptı. Altın fiyatlarının yukarı döneceğini öngören Kapalıçarşı esnafının planları tutmadı.

Pazartesi günü de açılıştan itibaren gelen satışlarla altın bin 357 dolara kadar sert bir düşüş yaşadı. Sert düşüşün etkisiyle teminatları sıfırlanan iki döviz büfesinin zararının, sermayelerinin üzerinde olduğu belirtiliyor.

Öte yandan birçok kuyumcu esnafının da son düşüşten ağır darbe aldığı ve Kapalıçarşı'nın içten içe kaynadığı dile getiriliyor. Son dönemde döviz ve altın işinin azalmasıyla foreks ve future piyasalarında işlemlere yönelen çarşı esnafının büyük paralar kaybettiği iddia ediliyor.

KAYNAK: Borsagundem.com

Kapalıçarşı'dan iflas haberi geldi

Bülent Arınç Beşiktaş yönetimine mi girecek?

yazildi.


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Avrupa Medya Buluşması’na katıldığı Paris’te, milletvekilliğinde 3. ve son dönemi olduğu hatırlatılarak yöneltilen soruyu, “Balık tutacağız. 69 yaşında parlamentoya mı gireceğiz?” diye yanıtladı.

Avrupa'daki Türk medyasını bir araya getiren 3. Avrupa Medya Buluşması için gittiği Fransa'nın başkenti Paris'te, İsrail'le başlayacak olan Mavi Marmara görüşmeleri ve terör sorununu çözüm sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç soruları da yanıtladı. Arınç'ın açıklamaları özetle şöyle: 

TAZMİNAT: Tazminatın adı bile aileleri rahatsız ediyor. Tazminatın konuşulması Mavi Marmara'da buluşan insanları, orada şehit olanların yakınlarını rencide edebilir. Çünkü onlar çok kutsal bir gaye için Gazze'ye gidiyorlardı. Bunun parasal bir karşılığı yok. Tazminat miktarı konusunda 20’ye yakın emsal var. Uluslararası hukukta özürle birlikte ödenen tazminat var. Özür, tazminatı artırıyor.

Bülent Arınç: Beşiktaş'ın yönetimine gireceğimÇÖZÜM SÜRECİ: Başbakanımızın "İmralı ile görüşülüyor" demesinin üzerinden üç ay geçti. Ben dahil kimse bu kadar hızlı gideceğini beklemezdi. Çok olumlu bir şekilde gidiyor. Herkes arkasından çok iyi bir sonuç çıkacağını bilmeli, dua etmeli, desteklemeli. İşin başında iken yüzde 60'lara varan kamu desteği, süreç ilerledikçe ve beklenmedik olumlu gelişmeler oldukça bu oran yüzde 80'lere varacaktır. 

ZAVALLI: CHP ve MHP'nin liderlerinin tavrındaki karşıtlık tabanları tarafından kabul edilmiyor. CHP tabanının yüzde 50'den fazlası ki bir genel başkan yardımcısı yüzde 65 demiş, sürece destek veriyor. Ama genel başkanın tavrı iki arada bir derede. Zavallı bir durum. Güçlü bir liderlik sergileyemediğini görüyoruz. MHP baraj tehlikesi yaşayan bir parti ve güçlü bir karşıtlık tabanı oluşturabilirsem diye düşünüyor. Bahçeli'nin bu tavrı, belki CHP'den biraz oy kazanabilir.

KONTRPİYE: 'Silahı bırakıyoruz' demeleri birilerini herhalde çok şaşırttı. Bunu kabul edilemez buldular. Kontrpiyede kaldılar. Geri de dönemiyorlar. Üç aydan beri bir şehit cenazesi olmadı, bir mayın patlaması olmadı, bundan mı şikayetçisiniz? Hükümet bunun için her türlü imkanı kullanıyor. Bundan önce kullanmayanlar utansın. 

ÖCALAN'A SÖZ: Terör örgütünün geldiği öyle bir nokta vardır ki bunları yapmak zorunda kalmıştır. Bunu Öcalan da söylüyor. Kandil de söylüyor. Eylem yapamaz hale geldiler, dış destek azaldı. Konjonktürel sebepler var. 'Alın şunları verdik' demek şart değil. 

ARTIK OLUR MU?(3. dönemin sonunda ne yapacaksınız?) Sonrası artık olur mu? Balık tutacağız ondan sonra. 69 yaşında parlamentoya mı gireceğiz? Beşiktaş'ın yönetimine gireceğiz.

-