-

biyografi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
biyografi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Akil Adam Olmak istemeyen Erol Ekici Kimdir?

3 Nisan 2013 Çarşamba yazildi.

Bugün açıklanan Akil İnsanlar Heyeti listesinde ismi Ege Bölgesi'nde yer alan  Genel İş Sendikası Başkanı Erol Ekici, listede olmak istemediğini açıkladı.

Ekici, akil adam olmayı kabul etmediğini belirterek "Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay beni arayarak 'akil adamlar' arasında yer almamı istedi. Ben de kendisine yer alamayacağımı söyledim. Ona rağmen listede adım geçmiş. Listede kesinlikle değilim" dedi.



Erol Ekici, 1953 Kırklareli'nin Yündalan Köyü'nde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra 1968'de ailesiyle İstanbul'a geldi. 1978 yılında İstanbul Belediyesi Fen İşlerinde işçi olarak çalışmaya başladı. Daha sonra İstanbul Belediyesi'nin büyükşehir belediyesi statüsüyle oluşan Eminönü Belediyesi'nde çalıştı.


1992 yılında Eminönü Belediyesi'nde çalışırken işyeri temsilcisi oldu. 1993 Yılında Genel-İş Sendikası İstanbul 7 No'lu Şube Genel Kurulunda Şube Başkanlığına seçildi. Daha sonra da İstanbul Bölge Başkanlığı görevini yürüttü. 1996 yılında yapılan Genel Kurul'da Genel Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi ve Örgütlenme Daire Başkanlığı'na getirildi.

1997 Yılında Olağanüstü Genel Kurul'da seçilemeyen Ekici, Eminönü Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'ndeki görevine döndü. 18.01.2004 tarihinde yapılan 13. Olağan Genel Kurulunda tekrar Genel Yönetim Kurulu üyeliğine seçilerek Örgütlenme Daire Başkanı oldu. 8-9 Ağustos 2006 Olağanüstü Genel Kurul sonucunda Genel Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilerek, Örgütlenme Daire Başkanlığı görevine devam etti.

28 Temmuz 2007'de Genel Başkanımız Mahmut Seren'in vefatı üzerine 05.09.2007 tarihinde Genel Yönetim Kurulu tarafından Genel Başkanlığa getirildi. 18-20 Ocak 2008 tarihinde yapılan 14. Olağan Genel Kurul sonucunda Genel Başkan oldu. 26-27 Kasım 2011 tarihinde yapılan 15. Olağan Genel Kurul sonucunda da yeniden Genel Başkan oldu. 12.02.2012 tarihinde Disk Genel Başkanlığı'na Seçildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün grup toplantısında yaptığı konuşmada, akil insanlar heyetinin isimlerini kısa bir süre zarfında kamuoyuna duyuracaklarını açıklayarak, "Hem biz bu heyetteki akil insanların görüş ve önerilerini dinleyecek, onlarla istişarelerde bulunacağız, hem de onlar bölgelerimizde bir kısım etkinlikler gerçekleştirerek halkımızla, kanaat önderleriyle buluşacaklar" demişti.

İşte akil insanlar heyetinde bulunan isimler:

AKDENİZ BÖLGESİ

1.    BAŞKAN: RİFAT HİSARCIKLIOĞLU
2.    BAŞKAN VEKİLİ: LALE MANSUR
3.    SEKRETER: TARIK ÇELENK
4.    KADİR İNANIR
5.    NİHAL BENGİSU KARACA
6.    ŞÜKRÜ KARATEPE
7.    MUHSİN KIZILKAYA
8.    ÖZTÜRK TÜRKDOĞAN (İHD)
9.    HÜSEYİN YAYMAN

DOĞU ANADOLU BÖLGESİ

1.    BAŞKAN: CAN PAKER
2.    BAŞKAN VEKİLİ: SİBEL ERASLAN
3.    SEKRETER: AYHAN OGAN
4.    MAHMUT ARSLAN (HAK-İŞ)
5.    ABDURRAHMAN DİLİPAK
6.    İZZETTİN DOĞAN
7.    ABDURRAHMAN KURT
8.    ZÜBEYDE TEKER
9.    MEHMET UÇUM

EGE BÖLGESİ

1.    BAŞKAN: TARHAN ERDEM
2.    BAŞKAN VEKİLİ: AVNİ ÖZGÜREL
3.    SEKRETER: ARZUHAN DOĞAN YALÇINDAĞ
4.    VEDAT AHSEN COŞAR (TBB)
5.    EROL EKİCİ (DİSK)
6.    HİLAL KAPLAN
7.    FUAT KEYMAN
8.    FEHMİ KORU
9.    BASKIN ORAN

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ

1.    BAŞKAN: YILMAZ ENSAROĞLU
2.    BAŞKAN VEKİLİ: KEZBAN HATEMİ
3.    SEKRETER: MEHMET EMİN EKMEN
4.    MURAT BELGE
5.    FAZIL HÜSNÜ ERDEM
6.    YILMAZ ERDOĞAN
7.    ETYEN MAHÇUPYAN
8.    LAMİ ÖZGEN (KESK)
9.    AHMET FARUK ÜNSAL (MAZLUM DER)

İÇ ANADOLU BÖLGESİ

1.    BAŞKAN: AHMET TAŞGETİREN
2.    BAŞKAN VEKİLİ: BERİL DEDEOĞLU
3.    SEKRETER: CEMAL UŞŞAK
4.    VAHAP COŞKUN
5.    DOĞU ERGİL
6.    EROL GÖKA
7.    MUSTAFA KUMLU (TÜRK-İŞ)
8.    FADİME ÖZKAN
9.    CELALETTİN TAŞ

MARMARA BÖLGESİ

1.    BAŞKAN: DENİZ ÜLKE ARIBOĞAN
2.    BAŞKAN VEKİLİ: MİTHAT SANCAR
3.    SEKRETER: LEVENT KORKUT
4.    MUSTAFA ARMAĞAN
5.    ALİ BAYRAMOĞLU
6.    AHMET GÜNDOĞDU
7.    HAYRETTİN KARAMAN
8.    HÜLYA KOÇYİĞİT
9.    YÜCEL SAYMAN

KARADENİZ BÖLGESİ

1.    BAŞKAN: YUSUF ŞEVKİ HAKYEMEZ
2.    BAŞKAN VEKİLİ: VEDAT BİLGİN
3.    SEKRETER: FATMA BENLİ
4.    ŞEMSİ BAYRAKTAR (TZOB)
5.    KÜRŞAT BUMİN
6.    ORAL ÇALIŞLAR
7.    ORHAN GENCEBAY
8.    YILDIRAY OĞUR
9.    BENDEVİ PALANDÖKEN (TESK

Niyazi Koyuncu Kimdir - kaç yaşında - Nevruz'a neden katıldı?

22 Mart 2013 Cuma yazildi.


Niyazi Koyuncu, 1984 yılında Artvin’in Hopa ilçesinde dünyaya geldi. Lise eğitimini doğduğu ilçe’de Hopa Lisesinde okuyarak tamamladı. Karadeniz Teknik Üniversitesini okudu fakat eğitimini burada tamamlayamadı. Ardından Üniversite eğitimini tamamlamak için Eskişehir’e gitti ve sanata olan merakından dolayı sanat bölümünü bitirdi. Diyarbakırda düzenlenen Nevruz kutlamalarına katıldığı için büyük tepki aldı..


Diyarbakır Belediyesi’nin organize ettiği Nevruz etkinliğine katılan Karadeniz müziğinin temsilcilerinden Niyazi Koyuncu , izlenimlerini Jurnal'de paylaştı.

Koyuncu, ilk kez bir nevruz etkinliğine katıldığını açıklayarak , anadilde şarkı söylediğini ve Diyarbakırlıların kendisini bağrına bastığını söyledi. Koyuncu sosyal medyadan kendisine yönelik hakaret mesajlarına ise "yazıklar olsun" sözleriyle tepki verdi.


NEVRUZ ETKİNLİĞİ İÇİN ARADIKLARINDA TEREDDÜTSÜZ KABUL ETTİM

 İlk katıldığım Nevruz Kutlamasıydı. Ben sanatla uğraşan biriyim, sanatçı diyemiyorum, kendime. Benim ülkemde yaşanan her olaya insani açıdan baktım, siyasi açıdan değil. Sadece insani açıdan bakınca, geçtiğimiz günlerde Sinop'ta yaşanan olaylar, linç kültürü, tahammülsüzlük beni korkutuyor. Nevruz için beni aradıkları zaman tereddüt etmeden kabul ettim. Sahnede olduğum sırada zaman zaman suiistimal edildiğim birkaç an olsa da bu etkinlikte olmaktan mutluyum. Bu ülkede yeterince kan döküldü. Bunun durması için her çabayı desteklemek zorundayım. Benim ülkem, tüm insanların birlikte yaşayabileceği bir coğrafya. Bugün de buna inandın. Farklılıklar bizim bağımızdır




ANADİLİMDE ŞARKILAR SÖYLEDİM, ORADAKİ İNSANLAR BENİ BAĞRINA BASTI
 Barış süreci yaşanıyor olmasaydı, böyle bir süreçte olmasak böyle bir davet olur muydu, siz katılır mıydınız?
 Barış varsa ben orada olmak isterdim, yeterince kan gördük, yeterince insan öldü. Biz Karadenizli olarak orada oldum, anadilimde şarkı söyledim, oradaki insanlara, onlar da beni bağırlarına bastı.

İLK KEZ BİR NEVRUZ ETKİNLİĞİNE KATILDIM
 İnanılmaz bir kalabalık vardı, biraz hislerinizi alabilir miyim, o sahnede neler yaşadınız?
 Bu kadar beklemiyordum haliyle. İlk katıldığım Nevruz etkinliğiydi. Heyecan vardı haliyle. ;O kadar kalabalık önünde şarkı söylemek o insanlara kardeşliği barışı anlatmak önemliydi. Herkes misafirperverdi.
Şarkılarınızı biliyorlar mıydı?
 Biliyorlardı.
 Kürtler arasında hayranlarınız çok mudur?
 Bence müzik evrensel. Kendime hayran seçene biri değilim. Müzik bir araç, kardeşliğe barışa dair bir araç. Müziğin milliyeti olamaz. Evet, Kürt arkadaşlar bağrına bastı, yarın Ege'de her yerde şarkımızı söyleriz.
Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, umarız Birgün Karadeniz'de Kürtçe şarkılar söylenir, alkış tutulur, var mı ihtimal?
 İnşallah olur. Savaşarak bir yere varamayız. Savaş halinde olmayı kabul edemiyorum Karadenizli olarak. Bu temenniler yerini bulsun.

ORADA LAZCA ŞARKI SÖYLEDİM DİYE BÖLÜCÜ MÜ OLDUM, YAZIKLAR OLSUN!
 Peki desteklendin mi?
 Sosyal medyada bana destek ve köstek mesajları da geldi. Onlar adına ben utanıyorum. Küfretmek vatanseverlik değildir, hangisi benim kadar vatansever merak ediyorum. Bugün sosyal medyada attılar tuttular, yarın başkasına yaparlar, yıllardır bu zihniyet hâkim olduğu için bir arpa yol alamadık. Ben Diyarbakır'a gelip Lazca şarkı söyledim diye Lazlığımı mı kaybettim, Kürt mü oldum, bölücü mü oldum, ne oldum? Ben birleştirici olmaya çalışıyorum. Bu zihniyete yazıklar olsun. Küfürlü mesajlar vardı, bize yakışmaz. Bana küfür etmek vatanseverlik değildir. Dinleyenler elini vicdanına koysun. Yarından sonra umut dolu günlerimiz olacak.

KAYNAK: ahaber

Ebru Baki kimdir - biyografi ve hayatı

21 Mart 2013 Perşembe yazildi.


Ebru Baki, 1975 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. M.Ü. Gazetecilik Bölümünü okudu ve mezun oldu. 2000 yılından itibaren, CNN Türk’te ekonomi muhabiri olarak görev yapıyor ve Seans Analiz programını sunuyor. CNN Türk’ten önce Hürriyet’te muhabirlik yapmıştır.

"Burada Laf Çok" programında Mesut Yar konuklarına ilginç bir sürpriz hazırladı dün gece. Parametre programının sunucusu Ebru Baki’yi konuk eden Mesut Yar, öyle bir video yayınladı ki Ebru Baki neye  uğradığını şaşırdı. 

Parametre programının reklam arasında Ebru Baki, Metehan Demir ve Bilal Çetin’in kendi aralarında yaptıkları geyik muhabbeti kayda alınmıştı ve Mesut Yar bu görüntülere ulaşmıştı. 

Ebru Baki o görüntüleri izlerken kahkahalara boğuldu.







Ayşe Tezel kimdir - biyografi - hayatı - (Spartacus)

16 Mart 2013 Cumartesi yazildi.

Ayşe Tezel biyografisi

Türk bir baba ile Yeni Zeland asıllı bir anneden dünyaya gelen Ayşe Tezel 1980 Londra doğumludur. İlk bale dersini 3 yaşında almıştır. 8 yaşında repertuar tiyatrosuna yazıldı. 



2002 yılında Tiyatro Okulu'ndan mezun olan Tezel, Yeni Zelanda'da yayınlanan Shortland Street isimli televizyon şovunda çalıştı. Tezel, ilk film deneyimini ise ABD'de çekilen romantik komedi filmi Miami Meet Me In yaşadı. 



Tezel, ardından Cannes Film Festivali'nde de gösterilen Lonely Royals Mahkemesi filminde oynadı. Daha sonra Other Side of the Game filminde de rol alan Ayşe Tezel, son sezon yayını devam eden Spartacus: War Of The Damned'de konuk oyuncu olarak yer aldı.

Dinçer Çekmez Kimdir - biyografi - hayatı - filmleri

13 Mart 2013 Çarşamba yazildi.

Sinema ve tiyatro oyuncusu Dinçer Çekmez hayatını kaybetti.

İBB Şehir Tiyatroları, internet sitesinden Dinçer Çekmez’in vefat haberini "İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, emekli sanatçısı Dinçer Çekmez’i yitirmenin üzüntüsünü yaşıyor...." mesajıyla duyurdu.

Özellikle Kemal Sunal'la birlikte oynadığı Şark Bülbülü, Tarzan Rıfkı, İnek Şaban, Şaban Askerde, Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban,Atla Gel Şaban gibi film ve TV dizilerinde aldığı rollerle, filmlerde kullandığı kültleşmiş replikleriyle ("O kadar!" ve "Mazlum'u getirin bana!" gibi) ve "Kadırgalı Eşref" adlı bir kabadayıyı oynadığı Şabanoğlu Şaban filminde attığı nârâlarıyla meşhurdur. Uzun yıllar İstanbul Şehir Tiyatrosu kadrosunda pek çok oyunda rol almıştır. Sinema ve tiyatro oyuncusu Metin Çekmez'in ağabeyidir.

Fox Spikeri Murat Güloğlu kimdir - biyografi

10 Mart 2013 Pazar yazildi.



Murat Güloğlu Sivas’ta doğdu. Anadolu’nun farklı yerlerinde aldığı ilköğrenim ve lise eğitiminin ardından İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo- Tv ve Sinema Bölümü’nü başarıyla tamamladı. Galatasaray Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Avrupa Birliği ve Dış Politika üzerine Yüksek Lisans yaptı.

 Eğitim çalışmalarından sonra öne çıkan görsel medya kurumlarının haber merkezlerinde Muhabir ve Haber Spikeri olarak görev aldı.Bu görevlerindeki başarısıyla öne çıkan Murat Güloğlu 1999 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından “Türkiye’nin En İyi TV Gazetecisi” sıfatıyla ödüllendirildi. 


Uzun yıllar Güneri Cıvaoğlu ile çalıştı. Son olarak FOX TV’de “Murat Güloğlu ile Çalar Saat Haftasonu” Programını hazırlayıp, sunmaktadır. Murat Güloğlu bu mesleğe dair büyük yeteneği , birikimi , kendine has haberciliği gibi özelliklerinin yanında pozitif enerjisi ve sunumu ile de dikkat çekmektedir. Tüm bu özellikleriyle Murat Güloğlu gelecekte de adını sıkça duyacağımız çok önemli bir isimdir. 





Furkan Palalı Kimdir- biyografi ve hayatı

yazildi.

Furkan Palalı 27 Ekim 1986 doğumlu. Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği’nden mezun olan Furkan Palalı yakışıklılığı yanında başarılarıyla da biliniyor.

Furkan Palalı 9 sene lisanslı basketbolcu (7 sene Kombassan Konyaspor 2 sene Tofaş) olarak potalar altında görev yapan Furkan Palalı şimdide podyumlarda boy gösteriyor.

Furkan Palalı İyi derecede İngilizce yanında 1.90 boy 6 ay tiyatro eğitimi ve 2 ay yaratıcı drama eğitimi alan yakışıklı genç kısa sürede çok sayıda işlere imza attı.

Furkan Palalı Atatürk 10 Kasım defilesi (Ankara, Tekirdağ, Alanya), 29 Ekim defilesi (Bursa, Ankara, Tunceli, Konya), Fatih Sultan Mehmet Defilesi ( TRT 1), Eskişehir Fashion Week, Bursa Ece Gürselle Gelin Damat defilesi, İskenderun Prime Mall Yılbaşı defilesi, Metro Gross Market ’2010 Sonbahar katalog çekimi, Metro Gross Market ’2010 Kış katalog çekimi, Errea katalog çekimi, Milli takım forma çekimi, Spartacus Blood and Sand dizisi lansmanı, Beyaz Tv “Gülay Kuriş” için Silk & Cashmere çekimi, Beğendik Mağazası katalog çekimi, Galatasaray katalog çekimi, Küçük Sırlar (Karakter) “Aras” karakteri, Ezel (Konuk oyuncu) ve birçok tiyatro oyunu gibi deneyimleri oldu.

Furkan Palalı Şu sıralar, yakında sahnelenecek olan Tuncay Özinel, Halit Akçatepe ve Ayla Aslancan’ında aralarında olduğu “UYAN UYAN GAZİ KEMAL” adlı tiyatro oyunun provalarında yoğun bir tempo ile çalışan Furkan Palalı modacı Hüseyin Küçük’ün en çok değer verdiği mankenlerdin biri oldu.

Barış Atay Mengüllü Kimdir - biyografi - yaşı

yazildi.


Barış Atay Mengüllü Fox tv ekranlarında yayınlanan Arka Sıradakiler dizisinde canlandırdığı Saffet karakteri ile ünlü oldu.
Barış Atay Mengüllü (d. 1981, Almanya), Türk sinema ve dizi oyuncusu.
1981′de Almanya’da doğan Barış buradan sonra 1999 yılına kadar Mengüllü, Antakya’da yaşamıştır. 18 yaşını doldurduktan sonra üniversite için yolu Adana’ya düşen Barış Çukurova Üniversitesi Biyoloji bölümünde okumaya başlamıştır. Ancak öğreniminin son yılında tiyatroya olan düşkünlüğü ve yeteneğinden dolayı Barış Atay okulu bırakmış ve İstanbul’a giderek Yeditepe Üniversitesi tiyatro bölümü sınavlarını geçerek bu üniversitenin tiyatro bölümüne girmiştir. Barış hala buradaki eğitimini devam ettiriyor. 1.84 boyunda olan Barış’ın göz rengi kahverengidir.
     

Barış Atay daha önce Hacı ve Şöhret adlı dizilerde oynamıştır. Ayrıca Kavuk ve Zincirbozan adlı filmlerde de rol almıştır. Ancak asıl dikkatleri üstüne çektiği rol Arka Sıradakiler dizisinde canlandırdığı Saffet karakteridir. Dizinin ilk üç sezonunda başarılı performansını sürdüren Barış birçok kişi tarafında sevilen ve takip edilen bir aktör olmayı başarmıştır.
Barış Atay Mengüllü Oynadığı Diziler Filmler
Hayat Devam Ediyor – (Kürşat Hazar)
Arka Sıradakiler – (Saffet)
Hacı
Kavuk
Zincirbozan
Kavuk
Güzel Günler Göreceğiz
Genç oyuncular Barış Atay ile Beste Sultan Kasapoğulları, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde evlendiler.
İlk olarak Arka Sıradakiler dizisindeki Saffet rolüyle ünlenen oyuncu Barış Atay kendisi gibi oyuncu olan Beste Sultan Kasapoğulları ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde hayatını birleştirdi.
Kadıköy evlendirme dairesinde gerçekleşen nikah törenine çiftin yakınlarının yanı sıra Neslihan Atagül, Menderes Samancılar, Onur Ünlü, Serkan Şenalp, Sezgi Mengi, Onur Tuna, Melisa Sözen, Sevinç Erbulak, Çağrı Şensoy gibi ünlü isimler de vardı.

Metin Serezli Kimdir - Biyografi - neden öldü?

yazildi.


Uzun süredir akciğer kanseri tedavi gören Metin Serezli, bu sabah saatlerinde evinde hayatını kaybetti.

METİN SEREZLİ KİMDİR?

12 Ocak 1934'te doğan Metin Serezli İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi Sanat tarihi Bölümlerinde okudu.


Papaz Kaçtı, Altın Yumruk, Çılgın Sonbahar, Bu Filmi Görmüştüm, Hayvanat Bahçesi gibi oyunlarda oynayan Serezli, oyunculuğunun yanı sıra yönetmenlik de yaptı.
Metin Serezli'yi  kaybettik


1958 yılında beyazperdeye de adım atan usta oyuncu, Bozuk Düzen, Şoför Nebahat, Seven Ne Yapmaz, Senede Bir Gün, Son Hıçkırık gibi birçok Yeşilçam klasiğinde yer aldı.

Aynı zamanda Türkiye'nin en önemli seslendirme sanatçılarından olan Serezli, televizyonda ve radyoda sayısız karaktere ses verdi.

Hugo Chavez kimdir - biyografi -hayatı - siyasi görüşleri

6 Mart 2013 Çarşamba yazildi.

Hugo Chavez Frías (d. 28 Temmuz 1954, Sabaneta), Venezuelalı politikacı ve 1999'dan bu yana ülkenin devlet başkanıdır.

2007 yılında Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV) lideri olan Chávez, 1997'de kuruluşundan itibaren Beşinci Cumhuriyet Hareketi'nin liderliğini yapmıştır. Politik ideolojisi "21. Yüzyıl için Sosyalizm" ve Bolivarcılık'tır. Ülkede Bolivarcı Devrimin sosyalist reformların uygulanmasına odaklanmıştır.

Bir işçi sınıfı ailenin çocuğu olarak doğan Sabaneta, Barinas'ta doğan Chávez, kariyerine subay olarak başladı. Ülkenin politik sistemini eleştiren Chávez, 1980'lerin başlarında gizlice Bolivarcı Devrimci Hareket-200 (MBR-200) kurdu. 1992 yılında Başkan Carlos Andrés Pérez hükümete karşı başarısız bir darbe girişimine liderlik yaptı. 2 yıllık hapsilik sürecinden sonra Beşinci Cumhuriyet Hareketi kuruldu ve 1998 yılında Venezüella devlet başkanı seçildi. Ardından Venezüella devlet yapısını ve bazı marjinal grupların haklarını değiştiği yeni bir anayasa tanıttı ve 2000 yılında yeniden seçildi. Yaptığı ikinci başkanlık dönemi Bolivarcılık misyonlarını izleyen bir sistemi tanıtan Chávez, komünal konseyler ve işçilerce yönetilen kooperatifler kurarak bir dizi toprak reformunu hayata geçirerek, çeşitli kilit sanayileri kamulaştırdı.

Muhalif darbeyle baştan indirilmiş, ancak 2 gün (48 saat içinde) barriosta (İspanyolca konuşulan ülkelerde kırsal alana verilen isim) yaşayan halkın darbecilere karşı yaptığı protestolarla tekrar iktidara gelmeyi başarmıştır. 4 Aralık...

Duygu Canbaş Kimdir - hayatı ve Biyografi

11 Şubat 2013 Pazartesi yazildi.


Ergenekon Sanıkları ile ilgili yaptığı bir gaf ile ün kazanan Duygu Canbaş  Van’da meydana gelen 7.2 şiddetindeki büyük depremin ardından bir gaf daha yaparak Gafçı Spiker ünvanını pekiştirdi.
Duygu Canbaş 1972 Ankara doğumlu..



1981’de TRT Ankara Radyosu’nun Çocuk Seslendirme Kulübü sınavını kazandım. 1998’e dek hem radyo hem televizyonda oyunculuktan sunuculuğa, program yapımcılığından metin yazarlığına kadar birçok alanda çalıştım. Aslında gönlümde yatan aslan konservatuarda tiyatro okumaktı. Çünkü uzun yıllar boyunca dublaj da yapmıştım. Ancak üniversite sınavında 1. tercihimi, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nü kazanınca, tiyatro hayalimi erteleyip gazeteci olmaya karar verdim. 1998’de mahalle baskısı değil ama aile baskısı ile TRT’nin kadrolu spikerlik sınavına girdim. Aynı anda TRT’de her gün canlı yayın sunmama rağmen, işe sıfırdan başlıyormuş gibi, TRT kurslarına devam ettim ve son sınavda, o dönemki yönetimin tabiri ile beni aslında almamayı düşünmelerine rağmen 1. yedek seçildim. Ve anladım ki benim için Ankara bitmiş, yapılacak her şey yapılmış. Bir gecede karar verdim ve vurdum kendimi Şehr-i İstanbul’a. Haberciliğe TV 8’de başladım. 4yıl, TV 8’de spikerlik ve muhabirlik yaptıktan sonra, 2002’de NTV’ye geçtim. Bu yıl “Güne Başlarken” programında, editör – spiker olarak 5. yılım. Aynı zamanda bir süredir, “Akademi İstanbul”da Konuşma Sanatı ve Radyo – Televizyon Haberciliği dersi veriyorum.
                

Dünya medyasını takip ediyor musunuz? 
Haber anlayışını, yayın politikasını beğendiğiniz bir televizyon kanalı var mı? 
Dünya medyasını tabii ki takip etmeye çalışıyorum. Her şeyden önce işimin gereği bu. Haber kanallarını tüm dünyayı ilgilendiren önemli bir haber olduğunda mutlaka açar bakarım. Biraz da meraktan tabii. Bizden farklı, çarpıcı bir şey yapıyorlar mı merakından. Zaten merak unsuru olmasa gazetecilik de olmaz. Ama bunun dışında özellikle tematik kanalları izlemeyi seviyorum. Bir de CNBC-e dizilerini.
                          

Türk ve Dünya medyasından kimleri beğeniyorsunuz? Rol modeli olarak benimsediğiniz bir televizyoncu var mı?

Olaylara Umur Talu gibi insanca bakabilmeyi, Bekir Coşkun gibi yürekten kaleme dökebilmeyi isterdim. Belki de başarabilirim. Denemiyorum diyemem. Rol modeli televizyoncu meselesine gelince… Televizyon medya dünyasındaki en kapsamlı alan. Ses tonunun etkileyiciliğinden görselliğe, hızlı düşünme ve karar alma yeteneğinden beden diline, güven kazandırma duygusundan ciddiyetle samimiyet arasındaki o ince çizgiyi tutturmaya kadar. Bu nedenle bu işi ekranda yapıyorsanız bir süre sonra kendi tavrınız ve tarzınız oluşuyor zaten. Önemli olan o giydiğiniz elbisenin bir tarafınızdan sarkmaması, onu 
     iyi taşıyabilmeniz.


Duygu Canbaş ile Röportaj, Ntv, haber spikerliği, NTV haber spikeri, Güzel sunucu, televizyoncu, haber sunucusu, anchorwomanDiksiyonu en güzel haber spikerlerinden biri olarak kabul ediliyorsunuz. Bunda mesleğe TRT’de başlamanızın da etkisi oldu mu?

Elbette. 1981’de Çocuk Kulübü’ne girdiğimde, 3 aylık çok ama çok ciddi bir eğitimden geçmiştik. Rüştü Asyalı, Ejder Akışık, Ergin Orbey, Köksal Engür ve Sungun Babacan’dan çok şey öğrendim. Spikerlik adına da Sevim Canbaz’ın hakkını asla ödeyemem. Ama şunun altını özellikle çizmek istiyorum. Türkçe’nin doğru yazılıp doğru telaffuz edilmesine çok önem veriyorum. Hatta öncelikle Türkçe sözcüklerin kullanılmasına. Artık böyle bir cephe de var çünkü. Yabancı sözcüklerle donatıldık kaldık. Evet, çoğu durumda yapabilecek birşey olmayabilir. Kullandığımız birçok sözcük yabancı kökenli olabilir. Ama seçenek gibi şık bir sözcük varken alternatif demeye gönlüm elvermiyor açıkçası.

Türk haberciliğini genel olarak nasıl buluyorsunuz?

Hem biraz yüzeysel, hem biraz fazla kurcalayıcı. Birbirinden çok farklı işler yapılıyor “habercilik” adına. Bir olayı, 10 farklı cümleyle ifade edebilirsiniz ve 10 ayrı fikir yaratabilirsiniz zihinlerde. Neyi vurgulamak istediğinizdir önemli olan. Burada kurumların yayın politikaları haberi neresinden tutacağınızı aşağı yukarı belirler. Bir tercihtir sonuçta. Ya da hangi habere öncelik vereceğiniz konusu. Örneğin çok popüler bir kanalın ilk beşte değerlendirdiği bir haber, Ntv’nin akışına bile girmez bazen. Ama daha genel açıdan baktığımızda, kişilik hakları söz konusu olduğunda, ben Türkiye’de bireysel hakların tecavüze uğradığını düşünüyorum haber bültenlerinde. Haberin kahramanı kim olursa olsun, sıradan biri ya da değil.
 

Gazetecilik alaylıların ağırlıkta olduğu bir meslek. İletişim mezunu olmanız bu bağlamda bir avantaj oluşturdu mu sizin için?
Gazetecilik öyle bir meslek ki alaylı ya da okullu fark etmiyor, özverili olmanız gerekiyor. Risk almaya açık, stresle kardeş, her daim meraklı ve sürekli gelişmeye istekli olmanız lazım. Okuduğunuzu anlayamadıktan, gördüklerinizi neden-sonuç ilişkisi ile anlamlandıramadıktan sonra, okullu olmuşsunuz ne fark eder ? Bunu okulu yadsıdığım için söylemiyorum. Asla. Şimdiki aklım olsa, “Bunlar benim ne işime yarayacak ?” dediğim derslerime de sıkı sıkı sarılırdım.

Duygu Canbaş ile Röportaj one dergisiİdeolojik yelpazenin neresinde konumlandırıyorsunuz kendinizi? Örneğin sosyal demokrasiyle aranız nasıl?

Siyasette de birtakım kavramlar yer değiştirdi. Eskinin keskin hatları yumuşadı. İdeolojinin değil, bireyin ağırlık kazandığı bir hal aldı. Örneğin “sol söylemler” artık herkesin dilinde. Ancak elbette, söylemler benzeşse de, uygulamada fark var. Özlediğim, “Atatürk’ün izindeki çağdaş Türkiye’de insan odaklı çağdaş sosyal demokrasi”.

Biraz ironik bir soru olacak ama güne nasıl başlarsınız?

Kalkış saatim açısından “trajik”. Eskiden o saatlerde yatıyor iken, şimdi güne koyu şekersiz duble espresso ile başlıyorum. Sabah mahmurluğuna fırsatım olmadığından, hemen kendime gelip işe koyuluyorum. Aslında insan vücudunun uykuya en aç, en teslim olduğu saat, benim antenlerimin tamamı ile açık olması gereken saat. Ancak, yine de sabahı seviyorum.

Mesleki koşuşturmaca nedeniyle fırsat bulup yapamadığınız ve içinizde ukde kalan bir şey… Dünyayı gezmek olabilir. Çok gezen çok bilir. Her yeri gezmek ve öğrenmek isterdim.

İstanbul’da özel önem atfettiğiniz bir semt var mı?
Ayağımda spor ayakkabılarım ara sokaklarında kaybolabileceğim, keşfedecek gizli köşeleri olan, yeni hayatlarla buluşabileceğim, yaşanmışlık kokan her semti benim için özel İstanbul’un…

Nesini seversiniz İstanbul’un?

Her koşulda boğazı… Gökyüzünde ışıldayan güneş altında da boğaz, sonbaharın hüznünde de boğaz, karlar altında da boğaz, ilkbaharda erguvana bürünmüş haliyle de boğaz. 10 yıldır İstanbul’dayım ama hala her köprüden geçişimde heyecanlanırım. Bu güzelliğe nazar değmesin diye dua ederim.

Duygu Canbaş ile Röportaj, Ntv, haber spikerliği, NTV haber spikeri, Güzel sunucu, televizyoncu, haber sunucusu, anchorwomanDünya şehirleri arasında sevdikleriniz…

Görmeyi istediğim o kadar çok yer var ki… Örneğin en çok gitmek istediğim yerlerin başında Beyrut geliyor. Ama Paris’in aşkını, Madrid’in özgürlüğünü sevdiğimi söyleyebilirim.

Son okuduğunuz kitap…

Her zaman başucumda birkaç kitap var. Ruh halim ve uyku durumuma göre çekip birini okurum. Şu sıralar, “Tanrı’nın Doğum Günü ( Burak Özdemir )” ve “Cahillikler Kitabı ( NTV Yayınları )” var.

Son izlediğiniz film…

Siz sorunca fark ettim, bir aydır sinemaya gitmemişim. Ne ayıp. Şu sıralar biraz dizilere merak sardım galiba. Haftasonu kapanıp arka arkaya üç beş bölüm dizi izliyorum. Prison Break’in kaçırdığım bölümlerini sezon başlamadan bitirmem lazım.

Nerelerde kendinizi daha huzurlu hissedersiniz?

İstanbul ve İzmir Çeşme’deki evim. Bunun dışında elimde gazetem ya da kitabım, yanımda köpeklerimle bir kır kahvesi de olabilir.

NTV sosyal sorumluluk konularına önem vermesiyle bilinen bir kanal. Biz de ONE dergisi olarak her yıl insanlığın genelini ilgilendiren bir sorunu sosyal sorumluluk teması olarak belirleme kararı aldık. Bu yılki temamız çevre. Bu bağlamda neler söylemek istersiniz.

Bu yaz NTV ekranını yeşile boyadık. İnsanlığı tehdit eden, her türlü çevre sorununu A’dan Z’ye irdelemeye, bir pencere açmaya çalıştık. Herkesin “Ben ne yapabilirim ki ?” düşüncesinden sıyrılıp acilen adım atması gerekiyor. Bu gezegenin, sadece biz insanlara ait olmadığını, öyle bile olsa, bunun sorumsuz ve saygısız davranma hakkı vermeyeceğini insanların kafasına kazımak gerekiyor. Bu açıdan sizi de takdir ediyorum.

Teşekkür ederiz Duygu Hanım.

Ben teşekkür ederim. Çok naziksiniz. Gurur duyacağımız işlere imza atacağınıza ve yayın hayatında yerinizi gün geçtikçe daha da sağlamlaştıracağınıza inancım sonsuz.

Röportaj: Ömer Üner
onedergi.com

Amerikalı turist Sarai Sierra kimdir?

7 Şubat 2013 Perşembe yazildi.



T.K adlı kişi 30 yaşında ve üniversite mezunu. Sarai ve T.K’nın 4 ay önce bir paylaşım sitesinde tanıştıkları, internet üzerinden defalarca, yüz yüze ise 2 kez görüştükleri belirlendi. Son olarak 20’sindeki yazışmada buluşmadan söz edildiği ancak 21 Ocak tarihinde Galata Köprüsü üzerinde gerçekleşecek bu buluşmanın olmadığı anlaşıldı. Bunun nedeni de belirlendi.

SARAİ YAZDI. TAYLAN GÖRMEDİ. BULUŞMA OLMADI

Sarai Sierra’nın "buluşma" önerisini yazdığı mesajın T.K tarafından geç görüldüğü, T.K’nın sonradan gittiği buluşma yeri olana Galata Köprüsü’nde Sierra’yı görmediğinin söylediği belirtiliyor.

KAMERA KAYITLARINA GÖRE SON GÖRÜLDÜĞÜ YER BULUŞMA NOKTASI

Öte yandan kamera incelemelerinden de yeni sonuçlar alınıyor. Onlardan biri Amerikalı kadının Galata Köprüsü üzerindeki görüntüleri oldu. Bu görüntülerde saat 12.10’u gösterdiğinde Amerikalı gezgin kadın köprü üzerinde yalnız olarak görülüyor.

Didem Tuncay kimdir - hayatı biyografi ve yaşı

yazildi.


Ankara'da ABD Büyükelçiliği'ne düzenlenen canlı bomba saldırısında ekranların tanınan yüzü NTV'nin eski diploması muhabiri Didem Tuncay da yaralandı.
Didem Tuncay başarılı bir gazetecidir. NTV'de çalıştığı dönemde diplomasi muhabirliği yapmıştır.


Ünlü haberci de saldırıda yaralandı

ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırıda yaralanan kadının Diden Tuncay olduğu öğrenildi. Numune Hastanesi’nde tomografisi çekilen ve müşahade altına Tuncay’ın durumunun iyiye gittiği bildirildi. Tuncay’ın vize işlemleri için elçilikte bulunduğu öğrenildi.
Ankara Numune Hastanesi Yöneticisi Prof. Dr. Nurullah Zengin, Tuncay’ın hayati tehlikesinin sürdüğü söyledi.
Zengin, yaralının hayati tehlikesi bulunup bulunmadığına ilişkin soruyu, ”Hayati tehlikesi şu an için var ve bu nedenle yoğun bakım şartlarında hastamızı gözlüyoruz” diye yanıtladı.Zengin, ”Yapılan ilk değerlendirmede baş bölgesinde, özellikle sağ göz bölgesinde travmanın da bulunduğunu bir durum tespiti yapıldı. İlgili branşlardan tüm hekim arkadaşlarımızın ortak değerlendirmeleri halen devam ediyor. Mevcut bulgularla hastamızı yoğun bakımda gözleme devam ediyoruz. Tetkikleri hala devam ediyor” diye konuştu.
Olayın oluş şekline ilişkin bir bilgileri olup olmadığının sorulması üzerine de Zengin, ”Ailesiyle görüştük, gerekli bilgileri aldık. Zaten gerekli değerlendirme halen yoğun bakımda devam ediyor” ifadesini kullandı.
Didem Tuncay’ın vize işlemleri için elçilikte bulunduğu öğrenildi.

Gülten Dayıoğlu'nun hayatı - Gülten Dayıoğlu kimdir

15 Aralık 2012 Cumartesi yazildi.


1935 yılında Kütahya'nın Emet ilçesinde dünyaya gelen Gülten Dayıoğlu, ilk ve orta öğrenimini Anadolu'nun çeşitli yerlerinde yaptıktan sonra İstanbul Atatürk Lisesini bitirdi. Bir süre İstanbul Hukuk Fakültesine devam etti. Dışarıdan sınavlara girerek ilkokul öğretmeni oldu. On beş yıllık hizmetten sonra, 1976 yılında istifa ederek öğretmenlikten ayrıldı.

On beş yaşlarında yazı denemelerine başlayan Dayıoğlu, ilk kez 1963 yılında Döl adlı öyküleriyle yazı hayatına atıldı ve 1964-65 Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Öykü Ödülünü aldı.
 
Yine öykülerden oluşan Geride Kalanlar, Almanca, Hollanda’ca, Macarca ve İsveççe'ye çevrilerek bu ülkelerde yayınlandı. Ayrıca kitaptan bir öykü televizyon oyunu olarak TRT'ce seyircilere sunuldu.

Yazarın Yeşil Kiraz adlı romanı ise, 1977 yılında Milliyet gazetesinde yayınlandı.

Çocuk romanlarının ilki olan ve 1971 yılından bu yana on beş kez basılan Fahiş’le onu izleyen Dört Kardeştiler (8. Basım) radyoda dizi oyun olarak dinleyicilere sunuldu. Öykülerden oluşan Suna'nın Serçeleri de radyoda oyunlaştırılmış ve yedi baskı yapmıştır.

Uzun öyküleri arasında 1965'te Milli Eğitim Bakanlığınca basılan Kırmızı Bisiklet ve 1979'da Kültür Bakanlığınca basılan Leylek Karda Kaldı sayılabilir. Dayıoğlu ayrıca Arkın Çocuk Edebiyatı Yarışmasında «Güzel Hanım» adlı masalıyla birincilik, «Leylek Karda Kaldı» öyküsüyle ikincilik almıştır.

Çocuk romanlarından 4. basımı gerçekleştirilen Ben Büyüyünce ve 1985'te Berlin'de Almanca olarak basılan Yurdumu Özledim (7. basım) yazarın ulusal düzeyde köy sorunlarına eğildiği yapıtlardır.

Bunları izleyen dört yapıtı yazarın Türkiye'de ilk kez bilimkurgu türünün örneklerini verdiği ve evrensel çocuk dünyasını yansıttığı romanlardır: Dünya Çocukların Olsa (3. basım; 1984'te Berlin'de Almanca basıldı), Akıllı Pireler (2. basım), Işın Çağı İnsanları (1987'de Almanya'da basıldı), Ölümsüz Ece.

Dünya Çocukların Olsa adlı çocuk romanı, 1986'da Alman Yayıncılar Birliği'nce «Gençliğe yarın umudu veren» diye tanımlanan,  dünyaca ünlü üç yüz çocuk kitabı dizisine seçilmiştir. Aralarında Jules Verne, R. Kipline, D. Defçe gibi klasik çocuk romanı yazarlarının yapıtlarının yer aldığı diziden bir katalog oluşturularak özel sergilerle halka tanıtıldı.

Yazarın Tomurcuk Dizisi (1984-85) adıyla yayınlanan uzun öyküleri şunlardır: Azat Kuşu, Şenlik Günü, Kır Gezisi, Uçan Motor, Deli Bey, Sıcak Ekmek, Uçurtma, Kumluktaki Yavru Martı. Gülten Dayıoğlu ayrıca Ayşegül (Carolina) adlı çocuk kitapları dizisinin on altı kitabını Türkçe’ye uyarlamıştır.

Yazarın roman, öykü, radyo ve televizyon oyunları yanında, yurtdışındaki işçi çocuklarının eğitim ve öğrenimlerine ilişkin sorunları içeren inceleme yazıları Cumhuriyet ve Milliyet gazetelerinde yayınlanmıştır. Çalışmalarını yoğun biçimde sürdüren Dayıoğlu'nun son olarak, yurtdışından kesin dönüş yapan işçi ailelerinin köy, kent, kasaba ve gecekondu kesimlerinde topluma uyum sorunlarını konu edinen öykü kitabı Geriye Dönenler yayınlanmıştır.

Altmış üç kitap sahibi olan Gülten Dayıoğlu halen Kültür Bakanlığı Çocuk Yayınları Danışma Kurulu üyesidir ve yoğun biçimde yazmayı sürdürmektedir.

-