25 Şubat 2012 Cumartesi

KAREN HORNEY kimdir - görüşleri - yaklaşımları

KAREN HORNEY
İlk kadın kuramcı. Psikanaliz kuramının uzantısı ancak Freud’un kuramında mantıksız bulduğu noktalara karşı çıkmıştır. Freud’un kuramını mekanik ve biyolojik buluyor. Bu kuramın içgüdüsel ve genetik psikoloji tarafından sınırlanmış olduğunu ve bunu aşmasının gerekliliğini savunuyor.

Kadının anatomik yapısı nedeni ile kendini eksik hissetmesi ve penise imrenme’ye tamamen karşı çıkar. Kadının psikolojisinin tek bir nedene bağlanamayacağını söyler. Kadın psikolojisinin temelinde, güvensizlik ve sevgiye dayalı ilişkiler kadınlar tarafından daha çok vurgulanmaktadır. Kadınlar yaşamlarında sevgi ve güven aradıklarını söylüyor.
Bu noktadan hareketle, oedipus karmaşası; çocuk- ana baba arasında yaşanan cinsel, saldırgan bir çatışma değildir. Bu anne-baba le çocuk arasındaki kusurlu yaşantılardan kaynaklanır. Bunlar; reddetme, aşırı koruma, cezalandırma gibi temel kusurlu tutumlardan kaynaklanmaktadır. ( Freud bu karmaşayı sadece yapısal bir nedene, Horney ise insan ilişkilerine bağlıyor. )

Çocuk, eğer kusurlu bir ortamda yetişmişse bir anksiyete yaşamaktadır. Horney, saldırganlığın doğuştanlığına inanmamaktadır. Saldırganlık, bireyin güven duygusunu koruyabilmek için geliştirdiği bir tutumdur. Çevreyi düşman olarak görürse, güvenini koruyabilmek için saldırgan davranır.

Horney, narsisizme karşı çıkar. Bir bireyin kendini gerçekten sevmesi olmayıp, güvensizlik duygusuna karşı geliştirdiği kendini aşırı önemli görme çabasından, duygusundan kaynaklanır.

Temel anksiyete; insanlararası ilişkilerdeki güvensizlik duygularından kaynaklanır. Ona göre çocuğun, düşmanca bir birikimi içerisinde bulunduran dünya içerisinde duyduğu yalnızlık ve çaresizliktir.

Çocuğun çevresindeki çeşitli karşıt etmenler çocukta güvensizlik duygusunun gelişmesine neden olabilir. Bunlar;
 Doğrudan-dolaylı baskı
 İlgisizlik
 Çelişen tutumlar
 Çocuğun bireysel gereksinimlerine saygı göstermeme
 Çocuğa rehber olmama
 Çocuğu kendi çıkarları için kullanma

Çocuğun ana-babası ile ilişkilerindeki güven sarsıcı bir tutum, çocukta temel anksiyeteyi yaratır. Anksiyete duygusunu hafifletebilmek için bireyler bir çok strateji kullanırlar.

Horney on nevrotik ihtiyaçtan söz etmektedir. Bu ihtiyaçlardan dolayı insanlar üç temel davranış gösterirler. Bu ihtiyaçlar;

1. Sevgi ve onay için aabartılmış bir gereksinme ortaya koyma.
2. Güçlü bir eş gereksinimi. ( Yaşamı yönetecek ortağa, eşe sahip olma gereksinimi. )
3. Yaşamını dar bir sınır içinde tutmaya yönelik nevrotik ihtiyaç.
4. Ne olursa olsun güçlü olma gereksinimi.
5. Başkalarını sömürmeye yönelik nevrotik ihtiyaç.
6. Başkalarının hayranlığını kazanmaya yönelik abartılı gereksinme.
7. Başarı kazanmaya yönelik nevrotik ihtiyaç.
8. Bağımsızlığa ve kendine yeterli olmaya yönelik nevrotik ihtiyaç.
9. Saygınlık kazanmaya yönelik nevrotik ihtiyaç.
10. Kusursuz olma ve eleştiriye karşı savunmaya yönelik nevrotik ihtiyaç.

Bunlar en temel içsel çatışma kaynaklarıdır. Bunlarla başa çıkabilmede bireyin kullandığı bir takım davranış şekilleri vardır:

 Başkalarına Yönelme; Kendi çaresizliğini kabul ediyor. Uysal bir biçimde karşısındaki insana yönelme söz konusu. ( Kendi benliğini tamamen siliyor, sevilmeye hazır, muhtaç konumundadır. )
 Başkalarına Başkaldırıyor; Karşı koyuyor, benliğini tehdit eden çevre ve insanlara karşı kendini korumaya çalışıyor. ( Benlik kavramını genişleterek çözüm buluyor, güçlü olma savaşını başlatıyor. )
 Yalnızlık; Kendini çevreden soyutluyor, kendi sınırları içine çekiliyor ve burada yalnızlık duyguları, soyutlama ( kendini dış dünyadan soyutlama ) ortaya çıkıyor. ( Tüm çözümlerden vaz geçiyor, tüm insanlarla ilişkilerini koparıyor. )

Gerçek Benlik ve İdeal Benlik

Normal insanda gerçek benlik ile ideal benlik örtüşürken, nevrotik insan da örtüşmemektedir. Bireyin bu iki benliği arasındaki boşluk artarsa, gerçek benliğine yabancılaşıyor. Böylece iki ayrı benlik ortaya çıkıyor.

Horney, penise imrenmeye karşı erkeklerin uterus kıskançlığını öne sürmüştür. Kadının en önemli üstünlüğünün üretken, doğurgan olma özelliğinin olduğunu söyler. Böylece insan psikolojisini tamamlar. Karşılıklı iki cinsin bu nedenle birbirine çekici geldiğini söyler. Kadının doğurganlığı ve çocuk büyütme yetisi, üstün hissetmesine neden oluyor. Her iki cinste de doğurma, yaratma isteği vardır. Erkekler bunu dolaylı yoldan yaparlar kadınlar ise üreterek, doğurganlıkla yaşarlar. Kadının gücü doğadan kaynaklanır. 

Self Analiz; Kendi kendine kişiliklerinin özelliklerini görebilmektir. Bunun insanlara öğretilebileceğini söylemiştir.

İnsan doğasına ilişkin optimistik bir yaklaşımı vardır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen Yorumunuzun anlaşılır ve imla kurallarına uygun olmasına dikkat ediniz.